ANASAYFA RÖPORTAJLAR Lugano Röortajı Fenerbahçe Gazetesi
Lugano Röortajı Fenerbahçe Gazetesi

Cuma, 10 Aralık 2010 20:06

SİTEMİZDEN FB TV CANLI İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN!



Defansımızın olmazsa olmaz ismi; Diego Alfredo Lugano Moreno. Fenerbahçe’de 5. sezonunun içinde olan ve 21 golüyle rakip defansa da kafa tutan Uruguaylı oyuncumuz Diego ile, cezalı durumda olduğu Bursaspor karşılaşması öncesi konuştuk. ( Fenerbahçe Gazetesi )
Çeşitli gol kombinasyonlarına çok çalıştığını ifade eden oyuncumuz, Süper Lig’deki kulüpler dengesini değerlendirdi ve hakkındaki transfer spekülasyonlarına açıklık getirdi.
- Fenerbahçe’de 5. sezonunun içindesin. Bir şampiyonluk yaşadın. Bu sezon için takım havası ve Aykut Kocaman’ın takıma yaptığı yüklemelerle ilgili değerlendirmelerin neler?
Geçen sene zor bir dönem geçirmiş ve son maçta şampiyonluğu kaybetmiştik. Bunun acısı halen daha yüreğimizde ama tabiî ki de hayat devam ediyor. Çalışmalarımız çok iyi gidiyor. Hocamızın takımın içerisinde yarattığı atmosfer çok olumlu. Daha iyi olmak için sürekli çalışıyoruz. Her sene olduğu gibi bu sene de hepimizin kafasında şampiyonluk var. Bütün amacımız takımın motivasyonunu bir arada tutarak bu sene güzel bir şampiyonluk yaşamak, yaşattırmak. 
- Korner atışlarında genelde seni gole çıkarken görüyoruz. Antrenmanlarda özel olarak neler çalışıyorsunuz? 
Uzun zamandan beri kornerleri Alex ve o yokken de Emre attığı için, ben ikisiyle de çok iyi anlaşır bir haldeyim. Topu beklerken özellikle onların bana gönderdikleri ufak sinyalleri alıyorum, küçük bir bakışla bile anlaşabiliyoruz. Rakipler bana karşı korner atışlarında belki de daha fazla önlem alıyorlar çünkü kornerden en çok gol atan oyunculardan biriyim. Bu nedenle arkadaşlarımla da yeni şeyler yaratmak adına değişik kombinasyonlar yapıyoruz. Blokları ya da o perdelemeleri çeşitlendiriyoruz ki, hem ben hem de takım arkadaşlarım daha uygun toplar bulabilelim…
- Bir defans oyuncusu olarak Fenerbahçe’de 20’ye aşkın gole sahipsin. Hangi fiziki özelliklerinin gol bulmada sana avantaj sağladığını düşünüyorsun?
Fenerbahçe’de şu ana dek 21 golüm var (Ligin 10. haftasına kadar). 1 numaralı özelliğim; fiziksel gücüm. Toplara çıkma konusunda, o gücü hissetmesem oraya kadar gitmem. Doğru pozisyonu bulduğum zaman zaten genellikle gol oluyor. Bir diğer şey de; doğru yerde doğru zamanda olmak yani hissiyat. Bunu da doğru hissetmeye çalışıyorum. Fenerbahçe’nin defanstaki oyuncularının gol bulması, atakta çok çeşitli şeyler yapılabileceğini ve bizim kapasitemizi gösteriyor. Defans olarak puan kazandırmaya da yardımcı oluyoruz.  
- Sezon başından beri İtalya’ya gideceğin yönünde spekülasyonlar dolaşıyor ancak sözleşmen 2013 sezonunun sonuna kadar devam ediyor. Bu haberler için ne diyorsun? 2013 sonrası için hedeflerin nelerdir?
Fenerbahçe’de 4-5 sezondur istikrarlı bir şekilde oynuyorum. Dünya Kupası’nda da kendim ve takımın adına başarılı bir performans sergiledim. Bunları değerlendirdiğim zaman bir takım tekliflerin gelmesi çok normal. Bu tarz haberler her sene çıkıyor ve ben hep Fenerbahçe’de kalmışım. Bu da benim oyunculuk anlamında kendimi tatmin edebildiğimi, takım anlamında huzurlu ve mutlu olduğumu, maddi anlamda da bir sorunum olmadığını gösteriyor. Bu şekilde devam ettiği müddetçe de ben burada kalacağım. 
Bireysel hedeflerim; seyircinin verdiği desteği ve pozitifliği onlara geri verip şampiyonlukla mutluluklar yaşatmak. Ayrıca Fenerbahçe gibi yüksek kapasiteye sahip olan bir takımın bununla da yetinmeyerek Avrupa’da da somut başarılar elde etmesi ve kalıcı izler bırakması gerekiyor. Türkiye Ligi’nin yanı sıra, esas hedefimizin uluslararası arenada da kendimizi temsil etmemiz olması gerekiyor. Şimdiden kendim adına somut bir şey belirlemek çok zor ama 2014 yılındaki Dünya Kupası’nda Brezilya’da olmak gibi bir hedef belirleyebilirim.
- Süper Lig’deki kulüpler dengesini nasıl buluyorsun? 3 Büyükler sence ortadan kalkıyor mu? 
Özellikle son yıllarda Anadolu takımlarında gözle görülür gelişmeler açığa çıktı. Kayseri bu konuda büyük yatırımlar yaptı, özellikle de statlarıyla ilgili olarak. Ben stadın motivasyon anlamında çok önemli olduğuna ve başarı getirdiğine inanıyorum. Bu Türkiye Ligi’ndeki belli başlı takımlarla oluşan hegomonyayı kırabilecek ve ülke futbolunu geliştirebilecek bir konu. Bu nedenle de ben bütün Anadolu takımlarının kendilerini geliştirmelerinden, kendilerine yatırım yapmalarından yanayım. Her birinin oyuna yaklaşmaları lazım. Bize karşı oynadıkları futbolu Avrupa takımlarına karşı da oynamaları lazım. Ben maalesef aynı güveni yurtdışında oynadıkları maçlarda göremiyorum ve bu onlar için çok büyük bir eksiklik. Futbol gibi benzer ve denk güçlerin bir arada olduğu bir ortamda takımlar arasındaki denge oranları da azaldı. Bu nedenle ben bundan 4 sene sonra acaba ne olacak diye düşünmüyorum çünkü futbolda ne zaman ne olacağı hiç belli olmuyor. 
- 3 çocuğun var. İki oğlun da her maç öncesi soyunma odasına geliyorlar mı, sana uğur mu getiriyorlar? Fenerbahçe futbol okuluna devam ediyorlar mı?
Her iki oğlum da her maçta anneleriyle birlikte tribündeki yerlerindeler. Yenildiğimiz zaman benden daha fazla üzülüyorlar, moralleri bozuluyor. Soyunma odasına girip çıkabilmeleri gibi bir durum yok ancak her maçta yerlerini alıyorlar ve bu benim için uğur gibi bir şey. Niko Fenerbahçe Futbol Okulu’na uzun zamandır devam ediyor. Thiago ise 4 yaşına yeni bastığı için gitmiyor. Kızım Bianca ise büyümekle meşgul. 
- Galatarasay maçında aldığın sarı kartla Bursa maçında cezalı duruma düştün. Canın sıkkın herhalde…
Bursaspor puan itibariyle ligdeki en büyük rakibimiz ve o maçta cezalı durumda olmak evet, canımı çok sıktı ancak benim Galatasaray maçında pozisyon gereği anlık bir karar vermem gerekiyordu. Orada kafamda olan tek şey ise; bize karşı yapılan atağı kesmek ve tehlikeyi savuşturmaktı. Bunun sonucunda da sarı kart ile cezalandırıldım. Bu tip kararlar bazen takımları golden kurtarıyor, hareketi yapan oyuncuyu ise cezalı durumuna düşürüyor. Maalesef böyle bir gerçek var, fakat ben her zaman takımın yararını düşündüğüm yönde kararlar alıyorum. 
- Agresif yapıda bir oyuncusun ama taraftar da seni bu yönünle seviyor, sana sahip çıkıyor. Neler düşünüyorsun?
Evet, sert ve agresif bir oyuncuyum. Belki de defans oyuncusu olmam nedeniyle bu özelliklerim diğer oyunculara göre daha göz önünde oluyor. Taraftarımız da spor kamuoyu da artık beni daha fazla tanımaya başladılar ve hiçbir zaman art niyetli olmadığımı artık biliyorlar ve bu bizim karşılıklı samimiyetimizi ve sahiplenişimi arttırıyor. Ayrıca; Türk futbolunun normları çerçevesinde o serliğin limitini bildiğimi düşünüyorum.
- Sezon sonu için taraftarımıza vereceğin mesajları alabilir miyiz?
Şu anda burada 5. sezonum ve geldiğim ilk günden itibaren taraftar beni hep destekledi, her koşulda yanımda oldu. Onlara sonsuz teşekkür ediyorum ve bu teşekkürün yolunun da onlara şampiyonluklar, kupalar gibi somut başarılar sunmak olduğunu biliyorum. Geçen sene taraftarımızı çok üzdük bunu da biliyorum ancak ben bu sezon içerisinde bunların hepsini telafi ederek onlara hak ettikleri mutluluğu yaşatmak için elimizden geleni yapacağımıza inanıyorum.
 Röportaj: Şafak Neyişci
 Fotoğraf: Gökhan Güçkaya
* Röportajımız için çevirmenlik yapan Umut Köse’ye teşekkür ederiz. 


 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

FB Maç Programı

16 Mayıs 2012 Çarşamba
Ziraat Türkiye Kupası Finali
Fenerbahçe - Bursaspor
Ankara 19 Mayıs Stadı / 20.30